Van Merkeze bağlı Yaylıyaka Köyü yakınlarındaki Adır Adası’nın güney yönünde aynı adlı kilise görülüyor. Manastır 1305 yılında kurulmuş, daha sonra 1621 yılında St. Georges Kilisesi, 1766’da jamatoun ve şapel eklenmiş. Yakın sahilinden veya Van İskelesi’nden tekne kiralayarak ulaşılıyor.
AKDAMAR ADASI
20 dakikalık zevkli bir motor yolculuğundan sonra adaya ulaşılmaktadır. Üzerinde badem ağaçları bulunan ada eşsiz bir güzelliğe sahip. Adaya yaklaştıkça sivri külahlı kilise kalıntısı dikkat çekiyor.Kilisenin rengi günün hangi saatinde gittiğinize bağlı olarak değişiyor. Kimi zaman sarıya, kimi zaman kırmızıya, kimi zaman da griye çalıyor. Kilisenin yapıldığı andezit taşının bir özelliği bu.
Akdamar Adası Kilisesi 915-921 yılları arasında Vaspurakan Kralı I. Gagik tarafından yaptırılmış. Mimarı ise Keşiş Manuel. Kilisenin kuzeydoğusundaki şapel 1296-1336 tarihlerinde, batısındaki Jamatoun 1793 tarihinde, güneyindeki Çan Kulesi 18. yüzyıl sonlarında ilave edilmiş. Kuzeyindeki şapelin tarihi ise bilinmemekte. Haç planlı Kilise, mimarisi kadar dış cephesini saran bitki ve hayvan motifli kabartmalarla da dikkat çekici. Kabartmaları yapan ustalar İncil ve Tevrat’tan sahnelerle günlük olayları anlatmışlar.
Abbas Ağa Cami Van
Eski Van’ın kuzeybatı tarafında, Horhor Camii ile Ulu Camii arasında yer almaktadır. Kitabesi bulunmadığından kim tarafından ve hangi tarihte yaptırıldığı kesin olarak bilinmemektedir. Ancak mimari durumuna bakarak XVIII-XIX. yüzyıllara tarihlendirilmektedir.
Enine dikdörtgen planlı caminin duvarları sağlam olup, üst örtüsü yıkılmıştır. Duvarlar altta taş, üstte kerpiçle yapılmıştır. Harime kuzey cephenin ortasına açılmış bir kapıdan girilmektedir. Giriş ekseninde, kıble duvarının ortasına yerleştirilmiş yarım daire planlı bir niş şeklinde mihrap bulunmaktadır
ANZAF KALELERİ
Aşağı ve Yukarı Anzaf Kaleleri
Van’ın 10 km kuzey doğusunda Van – Özalp karayolu yakınında yer almaktadır. Aşağı ve yukarı kalelerden oluşmaktadır. Her iki kale üzerinde 1991’den beri Prof. Dr. Oktay Belli tarafından kazılar yürütülmektedir.
Aşağı kale, karayolunun hemen kuzeyinde Urmiye bölgesine giden askeri ve ticari yolu denetlemek üzere Urartu kralı Işpuimli (M.Ö. 830-810) tarafından yaptırılmıştır.
Dikdörtgen planlı kalenin etrafını kyklopik yöntemle yapılmış surlar çevrelemektedir.
Duvarlar, iri taş blokları ile gerçekleştirilmiştir. Güney kesimi yol yapımı sırasında tahrip görmüştür. Giriş bu kesimden merdivenlerle sağlanmaktadır. İçerisinde önemli bir mimari eser mevcut değildir.
Yukarı kale, aşağı kalenin 600-700 m güneyinde, yüksek bir kayalık tepe üzerine kurulmuştur. Burası Menua döneminde M.Ö. 810-786 tarihleri arasında yapılmıştır.
Kalenin etrafı iri kalkar blokları ile oluşturulmuş surlarla çevrilmiştir. Kalenin iki girişi bulunmaktadır. Bunlardan gönendeki batı köşeye kaydırılmış ve kulelerle desteklenmiştir. Buradan tapınak ve saraya geçilmektedir. Diğeri kuzey tarafta olup, atölye, depo binaları ve öteki mekanlara açılmaktadır.
Kalenin üst kesiminde tapınak ve saray yapısı bulunmaktadır. Tapınağın tanrı Haldi adına yapılmış olduğu kitabesinden anlaşılmaktadır.
Kalenin yaklaşık 150 m. güneyinde aşağı şehrin temel kalıntıları mevcuttur. Yaklaşık 3 km2 lik bir alanı kaplayan şehir, Urartu sivil yerleşimini göstermesi açısından önemlidir