Yemeğin en önemli özelliği güveçte (Çölmekte) pişmesidir. 7 su bardağı su güvece konur, döğme ile pişmiş tavuk eti ve tuz kaynayan suya atılır. Kaynamaya bırakılır. Sürekli kaynayan güveçte malzemeler tahta bir kaşıkla çırpılarak karıştırılır. Eğer su azalmış malzemeler pişmemişse çay bardağı ile su ilave edilir. Yemek muhallebi kıvamına gelince tabaklara alınır. Yemeğin ortası hafifçe çukurlaştırılır, eritilmiş tereyağı veya sana yağı çukura dökülür ve servis yapılır.
Van Vakfı’ndan Vanspor’a İstanbul’da sürpriz ziyaret
TFF 3. Lig 1’inci grupta mücadele eden Van Büyükşehir Belediyespor’a bugün oynayacağı maç öncesi Van Vakfı tarafından ziyaret gerçekleştirildi.
TFF 3. Lig 1. Grupta mücadele eden ve bugün deplasmanda Kartalspor’a konuk olacak olan Van Büyükşehir Belediyespor’a, Van Vakfı yöneticileri tarafından bir ziyret gerçekleştirildi.
Takımın konakladığı otelde kulüp yönetimi, teknik heyeti ve futbolcuları ile bir araya gelen Vanlı işadamalrı ve Van Vakfı yönetimi, ardından kulüp yönetim, teknik heyet ve futbolcuları ile birlikte yemek yedi.
YİĞİT: BİRLİKTE TAKIMA HİZMET EDECEĞİZ
Yenilen yemeğin ardından takımın durumu ve genel bilgiler hakkında bilgiler veren Van Büyükşehir Belediyespor Yönetim Kurulu Başkanı Öner Yiğit, “Her nerede olursak olalım ortak paydamız Vanspor’dur. Bizler Van’da sizler ise İstanbul’da takımımızın başarısı için hizmet edeceğiz.” Dedi. Yiğit bu birlik mesajının ardından tüm Vanlıları takımı sahiplenmeye davet etti.
AĞAR:KATKI SUNMAYA HAZIRIZ
Yapılan ziyaret ve yenilen yemeğin ardından konuşan Van Vakfı Başkanı Nizamettin Ağar şunları dile getirdi: “Vanspor bizim için de önemlidir. Buradan bizler elimizden ne geliyorsa yapmaya, Vanspor için üzerimize ne gerekiyorsa ve ne düşüyorsa üstlenmeye, katkı sunmaya hazırız.”
Ağar ve işadamları da birlik ve beraberlik mesajlarının ardında, kulüp yönetimi, teknik heyet ve futbolculara oynayacakları maç için başarı temennisinde bulundu.
Kartalspor ile Van Büyükşehir Belediyespor arasında oynanacak karşılaşma saat 13.30’da başlayacak.
VAN VAKFI VAN’I DİNLEDİ!
Yeni Oluşum Grubu adıyla Van Vakfı seçimlerini kazanarak ses getiren Nizamettin Ağar ve ilk toplantıyı yönetim ile Van’da yapma sözünü yerine getirdi.
İstanbul’da yapılan genel kurulla göreve gelen Van Kültür ve Dayanışma Vakfı yönetimi ilk toplantısını Van’da yaptı. Van Vakfı Vanlıları dinledi ve fikir alışverişinde bulundu.

Aralık ayında gerçekleştirilen genel kurul ile göreve gelen Van Kültür ve Dayanışma Vakfı yönetimi, Van’da toplantı düzenledi. Van’daki işadamları, kurum kuruluş müdürleri ve basın ile bir araya gelen Van Vakfı yönetimi görev süresince yapacakları çalışmalar hakkında bilgi verdi. Van Vakfı toplantısına katılan ve burada bir konuşma yapan Van Valisi İbrahim Taşyapan, Van Kültür ve Dayanışma Vakfı’nın önemli bir Sivil Toplum Kuruluşu (STK) olduğunu söyledi. Yapılan toplantıda Van Vakfı’nın yapacağı ve yapması gereken çalışmalar hakkında fikir alışverişinde bulunuldu.
AĞAR: VAN’A SÖZ VERDİK VE GELDİK
Elite World Otel’de gerçekleştirilen toplantıda konuşan Van Kültür ve Dayanışma Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Nizamettin Ağar yapacakları çalışmalar hakkında bilgiler verdi. Ağar şunları söyledi: “Yakın bir zaman Van Vakfı genel kurulunu yaptı ve genel kurul sonrası bize bir görev verildi. Bu genel kurula Van’dan ve İstanbul’dan çok sayıda isim katılmıştır. Barış içinde güzel bir yarış ile kongremizi yaptık. Kongre sırasında ben Vanlı hemşerilerime biz söz verdim. Dedim ki ilk toplantıyı Van’da yapacağız dedik ve Van’a geldik.”
“HEP BİRLİKTE BU YOLDA YÜRÜYECEĞİZ”
Ağır bir yük aldıklarını ve hedeflerinin olduğunu ifade eden Ağar, “Van Vakfı olarak bizler bu görevi alırken kendimize hedef belirledik. Bu hedeflerimiz kısa, orta ve uzun vadede olan hedeflerimizdir. Kısa vadede vakfın kurumsal kimliğini daha iyi hale getirilmesi ve alt yapı işlemleri, iletişim, üye güncelleme gibi her hangi bir vakıfta olan olağan işleri yapacağız. Van Vakfının yönetim kurulu yeni bir heyecan ve yeni bir ruh getirdi. Genel kurullar daha önce sönük ortamlarda geçiyordu. Sizlerde şahit oldunuz Van Vakfı bin kişi ile kurulunu yaptı. Yönetimimizde çok kıymetli ve önemli isimler var. Ben son olarak değerli abim ve büyüğüm olan Bedrettin Bey’e (Bedrettin Gökçenay) gel sen başkan ol dedim. Bedrettin abi bu ağır görevi bana bıraktı bizde hep birlikte bu yolda yürüyeceğiz.” Dedi.
AĞAR: ÖĞRENCİLERİMİZE BURS VERECEĞİZ
Orta vadeli planları hakkında da bilgiler veren Ağar şöyle devam etti: “Bizler sosyal ve kültürel bir vakıfız. Asıl amacımız eğitimdir. Bizlerde üniversiteye giden öğrencilerimiz var. Ben İstanbul’a ilk gittiğimde İstanbul’daki Vanlıların nüfusu 98 bindi, Van’daki İstanbulluların sayısı bini geçmiyordu. Şimdi ise Van’ın nüfusu bir milyonun üzerinde, İstanbul’daki Vanlıların sayısı 450 bine yaklaşmış durumda. Çok sayıda öğrencimiz var. Biz işadamlarımızın destekleri ile bu öğrencilerimize burs imkanı, staj imkanları vermek ve öğrencilerin hayatlarını yönlendirmek için onlara destek ve ışık olmaya çalışacağız. Samatya’da öğrenci yurdumuz var. Bu yurdumuzda 60 tıp öğrencisi kalmakta ve faydalanmaktadır. Buda her halde hiçbir ile nasip olmamıştır. Bizler bu yola çıkarken kendimize şöyle bir şiar belirledik kendimize. Van Vakfı 25-30 kişi ile yönetilemez. Yönetim kurulumuzda 14 arkadaşımız var. Bizler bir istişare heyeti kuracağız. Bu heyeti belirledik. Değerli Vanlı işadamlarımız, bürokratlarımız, akademisyenlerimiz oluşan 25 kişilik bir heyetimiz var. Biz bu heyette ile birlikte Mayıs ayında Vanlı işadamları ile çok kapsamlı bir gezi ve burada bir program yapacağız.”
“VAN’A İŞADAMI VE YATIRIMCI GETİRECEĞİZ”
Ağar, Van Vakfı’nın bir icra makamı olmadığını ancak Vanlıların sorunu için ellerinden geleni yapacaklarını söyledi. Ağar son olarak, “Van’da olan bir Vanlının sorununu gerekli yerlere iletme ve elinden geldikçe çözmektir. Bunu da hep beraber yapacağız. Van Vakfı olarak Vanlıların İstanbul’daki güçlü lobisi olmak istiyoruz. Vanlılar olarak 70’e yakın derneğimiz var İstanbul’da. Bu dernekler arasında bir iletişim ve koordinasyon var ama Van Vakfı bunlara ağabey rolü oynayarak bunları bir çatı altında toplayarak Vanlılara hizmet edecektir. Uzun vadede planlarımızda ise Van’a işadamlarını getirmek var. Van’a işadamlarını getirerek, Van’da Organize Sanayi Bölgesi’nde (OSB) yatırım yaptırmak istiyoruz. Çünkü insanları buraya getirmediğimiz zaman, olmadığımız zaman hiç kimse kendiliğinden gelip Van’da yatırım yapmaz. Bizim Vakıf olarak sosyal ve kültürel değerlerin yanı sıra birde ekonomik değerlere önem vereceğiz.” İfadelerini kullandı.
BATTAL: VAN VAKFI ANA YURDUNA AÇILMIŞTIR
Toplantı da konuşan Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Rektör Prof. Dr. Peyami Battal şunları ifade etti: “İstanbul çok güzel ve çok demokratik bir kongreye hepimiz şahit olduk. Bu kongrenin bu şekilde oluşması beraberinde gelecekte kim kazanırsa kazansın, güzel hizmetlerinde üretileceğini gösteriyordu. Nitekim bugün bunu burada gördük. Bu bana göre ana yurda açılmadır. Van Vakfı kendi evine, memleketine ve yurduna ilk adımı atmıştır. Burada hem istişare hem de hasbihal yapılması için ilk adımı attılar. Ben kendilerine bu anlamda teşekkür ediyorum.”
“KAPIMIZI HER ZAMAN AÇIK OLACAK”
Üniversite olarak daha aktif bir şekilde işbirliği içinde çalışmak istediklerini kaydeden Battal, “Üniversite olarak bizde bundan sonra daha aktif bir ilişki içinde olmak istiyoruz. Zira Van’ımız cazibe merkezi. Her yönüyle cazip bir şehir ve coğrafik konumu da önemli bir konumdur. Dolayısıyla Van’ımızın bu yönünü de en iyi biz Vanlılar biliriz. Buna bağlı olarak vakfımız, vakfımızın üyeleri ve başkanımız bunun daha iyi bilincinde olduğunu gösterdiler. İnşallah bundan sonraki süreçte tüm kamu kurum kuruluşlarımızla, sivil toplum örgütlerimizle birlikte hareket etmeyi, Van’a hizmet açısında bir sorumluluk olarak gördük. Van Vakfımızla da aynı paralelde çalışmak istediğimizi ifade etmek isterim. Kapımızı her zaman açık olduğumuzu ifade etmek isterim.” Dedi.
BATTAL: HEPİMİZ BİRLİKTE ÇALIŞACAĞIZ
Danışma kurulunda üniversite olarak yer almak ve Van için çalışmak istediklerini dile getiren Battal son olarak şunları söyledi: “Danışma kurulunda bizim arkadaşlarımızdan kimse var mı bilmiyorum ama biz üniversite olarak eleman vermek isteriz. Çünkü Van’ın sorunlarını burada olmamız hasebiyle bizim öğretim elemanlarımız çok iyi biliyor ve takip ediyorlar. Bu anlamda çalışmalarımız var. Bunu da birlikte inşallah devam edeceğiz. Sayın başkan ile bizim dostluğumuz öteden beri geliyor. Yapacağımız çalışmalarda Van’ımız daha güçlü bir şekilde taşıyabileceğiz. Bunu yapmak zorundayız. Çünkü Van çok önemli bir konuma sahip ve önemli bir misyonu var. Hepimiz bu anlamda birlikte çalışacağız.”
“ÇOK ÖNEMLİ BİR POTANSİYELE SAHİBİZ”
Toplantı da konuşan Van Valisi İbrahim Taşyapan ise ilk olarak şunları dile getirdi: “STK’larımızın değerli başkanları bende hepinizi bu güzel akşamda sevgi ve saygı ile selamlıyorum. Van vakfımız Van’ımızın önemli STK’larından bir tanesidir. Bugün bildiğimiz kadarıyla İstanbul’da 350 bin Vanlı yaşıyor. Tabi bu ortalama bir rakamdır belki bundan azdır belki de çoktur. Ama çok önemli bir potansiyele sahibiz.”
TAŞYAPAN: ÖRGÜTLENME ÇOK ÖNEMLİDİR
İstanbul’un önemli bir şehir olduğunu ve başkentlik yaptığını kaydeden Taşyapan, “Çok uzun yıllar medeniyetimize başkentlik etmiş bir şehir ve bütün dünyanın gözü olan bir şehirdir. Hakikaten orada Türkiye’nin özetini görmek mümkündür. Bütün illerimizden insanlarımız var. Bu insanlarımız köylerinden, kentlerinden kalkarak oralara bir ekmek peşine gitmişler ama şu anda orada büyük iş sahipleri olmuşlar, zenginleşmişler ülkemizin zenginliğine zenginlik katmışlar. Hem toplumumuza hem de kendilerinin doğup büyüdükleri yurtlara oradan daha iyi güzellikler götürmenin derdindedirler. Bunun için de örgütlenme çok önemlidir. Oradaki insanlar ne kadar iyi organize olurlarsa, iyi örgütlenebilirlerse ve bu örgütlenmeyi kendi donanımları, becerileri ile yaparlarsa hem kendilerine hem oradaki topluma hem de kendi ülkemize doğup büyüdükleri topraklara o kadar katkı sunacaklardır. Modern toplumların en önemli özelliklerinden bir tanesidir örgütlü toplum olmalarıdır.” İfade etti.

“CELALLETİN TÜFENKÇİ’Yİ ANMAK GEREKİR”
Van Vakfına daha önce başkanlık eden isimlere teşekkür eden Taşyapan şöyle devam etti: “STK’lar demokrasilerde çok önemli bir işlevi yerine getirmektedirler. Hem devlete karşı halkın, vatandaşların, kendi toplumlarının onların haklarını korumakta hem de demokrasinin daha iyiye daha güzele daha mükemmele gitmesi için de katkılar vermektedir. Dolayısıyla Van halkımızı da hem bu topraklara açıkmış İstanbul’da belli bir seviyeye gelmiş arkadaşlarımız hep beraber oluşturdukları bir teşekkürdür. Burada vakfımızın kurucusu Celalletin Tüfenkçi’yi anmak gerekir. Bu zamana kadar Van Vakfımıza hizmet etmiş gerek başkan olarak gerek yönetim olarak hizmet etmiş kişilere de hizmetlerinden dolayı teşekkür ediyorum.”
TAŞYAPAN: GÖRKEMLİ BİR GENEL KURUL YAPILDI
Bir dernek ya da vakfın kolay bir şekilde kurumsal kimliğe kavuşamadığına dikkat çeken Taşyapan, “Bunu için yıllar istiyor, zaman istiyor. Kendi ayakları üzerinde durduktan sonra, kendisini ispat ettikten sonra topluma hizmeti daha da büyüyor daha da güzelleşiyor. Daha önceki yıllardan bunu düşünüp, geliştirip bugüne kadar getiren insanlarda çok önemlidir. Hakikaten büyük bir olgunluk içerisinde 18 Aralık’ta Van Vakfının genel kurulunu yaptık. Van’ın ileri gelen iş adamları, İstanbul’da yaşayan Vanlılar çok büyük ilgi gösterdiler. Görkemli bir genel kurul yapıldı. Birliğin beraberliğin önemini daha iyi anladık. Vakfımızın adı Van Vakfı ama Van Eğitim Kültür Yardımlaşma vakfı dolayısıyla daha çok eğitime, kültüre, yardımlaşmaya, birlikteliğe, bir arada olmayı savunan bir fikir üzerine kurulmuş bir vakıftır. Onun için sayın başkan eğitim projelerine burada önem verecek ve bu hususlarından eğitim bünyesinde içinde önemli yer tuttuğunu belirtti.” Şeklinde konuştu.

“SORUNLARIMIZ ELBETTE OLACAKTIR AMA…”
Van’ın Doğu Anadolu Bölgesi’nde önemli bir il olduğuna işaret eden Taşyapan şöyle konuştu: “Tabi ki Van’ımız Doğu Anadolu Bölgesinin en önemli şehri hem nüfus olarak hem toprak büyüklüğü olarak hem coğrafi konum olarak hem stratejik konum olarak en güzel ve en iyi yerde. Dolayısıyla birçok sorunlarımız var. Tabi ki sorunlarımız olacaktır. Sorunlarımızın olması demek bunları gerçekleştiremeyeceğiz anlamına gelmiyor. Hayat devam ettiği sürece sorunlarımız olacaktır. Sorunların bittiği yer cennettir. Dünya değildir çünkü bu dünyada yaşadığımız sürece sorunlarımız olacak. Bizler, sizler, iş dünyamız, kamu bürokrasisi, STK’lar hep beraber bu sorunları çözmenin gayretleri içerisinde olacağız. Burada da birlikteliğimiz, beraberliğimiz, dayanışmamız da çok önemlidir.”
TAŞYAPAN: VANLILAR VAN’A GETİRİLMELİ
Van Vakfı’nın İstanbul’da yaşayan Vanlılara, Van’a getirmesi gerektiğini söyleyen Taşyapan, “Biz vakfımızdan İstanbul’daki insanlarımızı bir araya getirmesini, yaşadıkları toprakları unutmamalarını sağlamayı, onlara salık vermesini istiyoruz. Yılda en azından İstanbul’da yaşayan Vanlıları bir kere Van’a getirmelerini istiyoruz. Van’a gelmelerini tavsiye etmelerini istiyoruz. Onların sadece buraya gelmeleri, gezmeleri bizim için yeterlidir. Onlardan bir talebimiz yoktur. Onlar zaten kendi doğdukları, yaşadıkları topraklara bir şeyler katmak arzusu ve iştiraki içerisinde olacaklardır. Burada çocukluğu geçmiş olan nesil buralara mutlaka gelecektir. Çünkü onun çocukluk hatıralara buralardadır. O nesli buradan koparmamak lazım. Zaten bizim asıl gayemiz onlardan bir sonraki nesli de buraya getirmek olmalıdır. Neden? Çünkü onların buralarda hatıraları yok Van onların babalarının memleketi bir sonraki kuşak için de dedelerinin memleketi olacaktır.” Dedi.

“BU MERAKI BİZİM UYANDIRMAMIZ LAZIM”
İnsanların kendi memleketine gitmeleri için kendilerine görev düştüğünü söyleyen Taşyapan şu ifadeleri kullandı: “Bazen görüyoruz sadece Van için değil diğer şehirler için de görüyoruz. Konuştuğumuz insanlar Vanlıyım, Bingöllüyüm, Hakkâriliyim diyen çoktur. Ben hiç görmedim 30 yaşına gelmiş babamın memleketi, dedemin memleketi nasıl bir yermiş diye hiç merak etmemiş. Aslında bu merakı bizim uyandırmamız lazım. Buralar güzel, nitelikli topraklar buralarda çocukluk hatıraları olanlara bizim bir şey söylememiz gerekmiyor. Belli bir seviyeye geldikten sonra zaten bu topraklara geliyorlar. Akrabalık ilişkilerin devam ettiriyorlar. Hele ulaşımın, iletişimin arttığı bu çağda bunlar artık kolay şeyler.”
TAŞYAPAN: İSTANBUL VAN’A KOMŞUDUR
İstanbul ile Van’ın 2 saat uzaklıkta olduğunu kaydeden Taşyapan, İstanbul’un Van’a komşu olduğunu söyledi. Taşyapan sonra olarak, “İstanbul’dan Van’a iki saatte geliyoruz. İstanbul’dan Yüksekova’ya iki saatte geliyoruz hakikaten büyük bir nimettir. O zaman İstanbul Vanlı, Yüksekovalı için uzak değil, bugün Gebze’den de İstanbul’a iki saatte gidemiyorsun. Ancak Van’dan, Yüksekova’dan uçağa bindiğin zaman iki saatte gidiyorsun demek ki İstanbul Van’a komşu. Bu iletişim imkânlarını iyi kullanmamız gerekiyor. Oradaki kardeşlerimizi buraya getirmemiz lazım. Burada yaşamayan Vanlı olmuyor mu? Tabi ki Vanlı oluyor. Bu bilinci de yaşatmak lazım. Milliyetçilik, kavmiyetçilik, mikro milliyetçilik bunlar dozajında kullanıldığı zaman iyi şeylerdir. Bunları aşırıya götürdüğümüz zaman o zaman başka yerlere doğru götürürüz. Derneklerimiz, vakıflarımız insanlarımızı bir araya getirip bir sinerji, bir enerji çıkartması gerekir.” İfadelerini kullandı.

BOZKURT: BAŞKAN VANLILARI BOŞ ÇEVİRMİYOR
Gerçekleştirilen toplantıda bir konuşma yapan ve fikir beyan eden Van Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Yönetim Kurulu Başkanı Şemsettin Bozkurt ise şu ifadelere yer verdi: “Bizlerde Van Vakfımızın seçimlerini yakından izledik. Yerel ve ulusal gündeme iyi oturdular. Bende bir yatırımcı ve sanayici olarak yaklaşık 25 yıl boyunca İstanbul’da ikamet ettim. Ben yaşamıma işçi olarak başladım. Başkanımı çok iyi bir şekilde tanıyorum. Başkanımın Özalp-Saray Derneğinde yapmış olduğu etkinliklerden dolayı kendisini kutluyorum. Dolayısıyla çok iyi istihdamları da var. Van’la ilgili kendisine gidenleri boş çevirmemiştir ve sorunlara karşı çok duyarlıdır. Bu konuda çabası takdire şayandır.”
“VAN’A YATIRIMCI GETİRMELERİNİ İSTİYORUZ”
Sanayici olarak Van Vakfı’ndan Van’a yatırımcı getirmelerini isteyen Bozkurt, “Bir sanayici olarak ben buradan Van’ın yükünü batıya götürmedim. Herkes buradan alır oraya götürür ben ise oradan toplayıp buraya getirdim. Onların da misyonu bu olmalıdır. Ekmeğini orada kazanan, belli bir yere gelen başarılı işadamlarının cazibe merkezleri kapsamında yatırımcıları ve işadamlarını buraya kazandırmaları gerekiyor. Bizim İstanbul’da gözümüz kulağımız olmaları gerekiyor. Geçtiğimiz günlerde 20 milyonluk bir yatırıma öncülük edip Van’a getirdiler. Bu anlamda somut adımlarda atıyorlar. Bizde kendilerini destekçisiyiz. Çok iyi girişimciler ve yatırımcılar var, bunları Van’a kazandırmamız gerekiyor. Bizim sizden isteğimiz Van’a kazanımlarınızın olmasıdır.” Dedi.
GEÇKEN: BİZ ARTIK ÜNİVERSİTE İSTİYORUZ
Toplantı da konuşan ve beklentilerini dile getiren Gazeteci Salih Geçken şunları dile getirdi: “Van Vakfının yeni yönetime başarılar diliyorum. Yapılan konuşmalarda öğrenci bursu çok söylendi. Biz artık sizden üniversite, özel okullar ve eğitime yatırımlar istiyoruz. 200 öğrenciye burs verdiğini bildiğim işadamları var. Bu burs Van Vakfı için çok yetersiz kalır. Çünkü çok iyi işadamları var. Şemsettin Bey Van’da 70 milyon avroluk yatırımdan bahsetti. Bu gelenleri tebrik ediyor ve şunu söylüyorum. Birileri birazda tekstilkente gelsinler. Biraz risk alacak işadamları istiyoruz.”
“İŞADAMLARI VAN İÇİN RİSK ALMALILAR”
Geçken işadamlarını risk alması ve Van için bir şeyler yapması gerektiğini belirterek, “Her vakfın mutlaka politik bir tarafı vardır. Özellikle Türkiye’nin önemli kentlerinde Van lobisi ön plana çıkarılsın. Van’ın gelişimi ve Van’ın batıya tanıtım için bu önemli bir yere sahiptir ve bunun yapılması gerekir. Dünya da örneği olmayan bir Van Gölü örneğimiz var. Münir Karaloğlu döneminde Van Gölü’nün suyu cilde ve sağlık açısında önemlidir diye algı çalışması ile bu iyi bir yere getirilebilir. Çünkü çok zengin işadamlarımız biraz fedakârlık ile bu çalışmaları yaparlarsa Van için önemli bir kazanım olacaktır.” İfadelerini kullandı.
GÖRENTAŞ: VAN GÜNLERİ YAPILMALI
Toplantıda bir konuşma yapan YYÜ Teknokent Müdürü Necat Görentaş şunları dile getirdi: “Vanlı işadamlarının dışarıda yatırım yaptığına dair sürekli bir serzeniş var. Bu algıyı yıkma noktasında size büyük bir görev düşüyor. Bunu yaparken biz Ar-Ge ve inovasyon konusuna yakın olan işadamlarımızı biz burada görmek isteriz. Geleneksel üretim yapan şirketlerin artık hem yerel bazda hem de uluslararası bazda rekabet yapmaları çok düşük seviyeye inmiş durumda. Dolayısıyla bu Ar-Ge ve inovasyonu da Van’da Teknokentte yaparlarsa çok sevinir ve minnettar oluruz. Ayrıca zaman zaman televizyonlara baktığımız zaman illerin günleri oluyor. Neden bir Van gününü İstanbul’da yapmayalım? Organize bir şekilde Vanlılar günün yapılması büyük önem taşımaktadır. Bunun Van’a büyük katkıları da olacaktır. İnşallah vakıf kanalıyla da böyle bir çalışma yapılır.”
İNAN: VAN’DA BÜRO OLMASI ÖNEMLİDİR
Van’da Van Vakfı’nın bir bürosunun kurulmasıyla ilgili konuşan Burhan İnan, “Bizim sizlerden çok büyük taleplerimiz yok. Bana göre bundan böyle seçim sonrasına bakmamız gerekiyor. Artık seçim bitti. Bundan sonra vakfın yapacağı çalışmalar hem bizler burada kenetleyecek hem de size oy vermiş vermemiş tüm Vanlılar bir araya toplayacaktır. Vakıf burada bir ofis açmayı düşünürse bu çok olumlu bir hareket olacaktır. Bunun Van’a ve Vanlıya büyük katkıları olacağı inancındayım. Bizde bu anlamda vakfın iyi işler yapmasında gönüllü olarak vakfa hizmet verme konusunda size bir telefon kadar uzak olduğumuzu söyleyebilirim.” Dedi.
GÖKÇENAY: TÜM ALANDA ÇALIŞMALARIMIZ VAR
Gerçekleştirilen toplantıda bir konuşma yapan Van Vakfı Başkan Yardımcısı Bedrettin Gökçenay ise şu ifadeleri kullandı: “Arkadaşlar burada sorunlara değindiler ve iletmek istediklerini ilettiler. Ben de sorunlara değinip bunları konuşmayacağım. Ben Sayın Valimizi, rektörümüzü ve defterdarımızı fahri Vanlı yapma ve kendilerini Van Vakfına kaydetmek istiyoruz. Ayrıca işadamlarımızı buraya getireceğiz. Ar-Ge’den bahsedildi. Biz sosyal anlamda yönetim kurulunda yer alan arkadaşlarda Ar-Ge’de var. Bu konuda içinizde bir merak olmasın. Ar-Ge konusunda da çalışmalarımız olacak. Biz buraya geldik ve fikirler alacağız, bunları konuşacak ve değerlendireceğiz. İnşallah baharda daha güçlü geleceğiz.”
EFEOĞLU: STK TOPLANTILARI VAN’DA YAPILSIN
Hizmet-İş ve Hak-İş Van Şubesi Başkanı Abdullah Efeoğlu, “Bizde STK’lar olarak vakfımızın bizleri muhatap almalarını istiyoruz. Örneğin Hizmet İş Sendikasının 81 ilde şubesi var. Genelde başkanlar kurulu toplantıları her zaman batı da yapılıyor. Siz bu STK’ların başkanları ile bir araya gelip bu toplantıların Van’da yapılmasını istiyoruz. Kültürel açıdan insanların bu şekilde Van’a gelmesi önemli bir yere sahiptir. Ben kendi adına söz veriyorum. Hizmet-İş Sendikasının başkanlar toplantısını Van’da yapmaya sözü veriyorum.” Dedi.
Toplantıda Van Vakfı yönetimi yapılan konuşmaları ve talepleri tek tek not aldı. Son olarak konuşan Van Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Nizamettin Ağar tüm bu fikirlerin kendi programlarında olduğunu söyledi. Ağar 6 ay son somut çalışmalar ile Van’a geleceklerini ifade etti.
ŞEHRİVAN GÜNCEL: YUNUS EMRE AYKAÇ / ÖNDER ALTINAL
Van Vakfı Van’da Toplantı Düzenledi
Göreve yeni gelen Van Kültür ve Dayanışma Vakfı yeni yönetimi, Van’da toplantı düzenledi.
Göreve yeni gelen Van Kültür ve Dayanışma Vakfı yeni yönetimi, Van’da toplantı düzenledi.
Van’daki iş adamları, kurum kuruluş müdürleri ve basın ile bir araya gelen Van Vakfı yönetimi görev süresince yapacakları çalışmalar hakkında bilgi verdi.
Van Vakfı toplantısına katılan ve burada bir konuşma yapan Van Valisi İbrahim Taşyapan, Van Kültür ve Dayanışma Vakfının önemli bir Sivil Toplum Kuruluşu (STK) olduğunu söyledi.
Taşyapan Van Vakfının, İstanbul’da faaliyet gösterdiğini belirterek şunları söyledi:
“İstanbul bir dünya başkentidir. Çok uzun yıllar medeniyetimize başkentlik etmiş bir şehir ve bütün dünyanın gözü olan bir şehirdir. Orada Türkiye’nin özetini görmek mümkündür. Bütün illerimizden insanlarımız var. Bu insanlarımız köylerinden, kentlerinden kalkarak oralara bir ekmek peşine gitmişler. Ancak şu anda orada büyük iş sahipleri olmuşlar, zenginleşmişler ülkemizin zenginliğine zenginlik katmışlar.”
İş dünyası, kamu, bürokrasi ve STK’lar ile birlikte var olan sorunların çözümü için çalışacaklarını söyleyen Taşyapan, bunun içinde birlik ve beraberliğin önemli bir yere sahip olduğunu kaydetti.
Taşyapan, “İstanbul’dan Van’a iki saatte geliyoruz. İstanbul’dan Yüksekova’ya iki saatte geliyoruz. Bunlar hakikaten büyük bir nimettir. O zaman İstanbul, Vanlı, Yüksekovalı için uzak değil. Bugün Gebze’den de İstanbul’a iki saatte gidemiyorsun. Demek ki İstanbul Van’a komşudur. Bu iletişim imkanlarını iyi kullanmamız lazım ve oradaki kardeşlerimizi buraya getirmemiz lazım. Vakıflarımız insanlarımızı bir araya getirip bir sinerji, bir enerji çıkartması gerekir.” diye konuştu.
Toplantıda konuşan Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Rektörü Prof. Dr. Peyami Battal da yeni yönetimin hayırlı olması temennisinde bulundu.
Van Kültür ve Dayanışma Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Nizamettin Ağar, yapacakları çalışmalarla ilgili bilgiler verirken, toplantı fikir alışverişi ile son buldu.
Fatih Çifci’den Van Vakfı’na ziyaret
İstanbul Van Vakfı’nı ziyaret eden Gümrük ve Ticaret Bakan yardımcısı Fatih Çiftçi, “Vanlıları bir arada görmek bizi gururlandırıyor. Geçtiğimiz günlerde İstanbul’da birçok etkinliklere katıldık ve gördük ki Vanlılar İstanbul’da büyük bir güç. Gerçekten de güçlü bir Van sesi duyduk ve mutlu olduk. 16 Nisan’da Vanlılardan güçlü evet bekliyoruz” dedi.
Gümrük ve Ticaret Bakan Yardımcısı Fatih Çiftci, Van Vakfını ziyaretinde yaptığı konuşmada İstanbul’da ve çevresinde yaşayan Vanlılardan gelecek için Türkiye ve Van için referandumda çok güçlü bir “Evet” desteği beklediklerini ifade etti.
Çiftçi Van Kültür ve Dayanışma Vakfını ziyaret ederek yeni seçilen yönetime hayırlı olsun dileklerinde bulundu. Van Vakfı yönetim kurulu üyeleri, dernek başkanları ve iş adamlarının da katıldığı ziyarette karşılıklı fikir alışverişi yapılarak istişarelerde bulunuldu. Van Vakfı Başkanı Nizamettin Ağar yaptığı selamlama konuşmasında Bakan Yardımcısı Çiftçi’ye ziyaretlerinden dolayı teşekkür etti. Başkan Ağar, “Öncelikle sayın bakan yardımcımıza nazik ziyaretlerinden dolayı teşekkür etmek istiyorum. İstedim ki, bugün burada iş adamlarımız ve STK temsilcilerimiz ile de bir araya gelerek sayın bakan yardımcımızla birlikte karşılıklı istişare toplantısı gerçekleştirelim. Bugünlerde Van’ımızın her zamankinden daha çok birlik beraberliğe ihtiyacı var. Tabi burada en büyük sorumluluk STK’larımıza düşüyor. İstanbul’da bulunan tüm dernek ve STK’larla beraber hareket ederek inşallah gücümüze güç katacağız” dedi.
“VAN VAKFININ YENİ YÖNETİMİNE BAŞARILAR DİLİYORUM”
Bakan yardımcısı Fatih Çiftçi yaptığı konuşmasında metropol şehirlerde yaşayan Vanlıların birlik ve beraberliğine dikkat çekti ve yeni seçilen Van Vakfı yönetimine hayırlı olsun dileklerini ileterek başarılar diledi. Bakan yardımcısı Çiftçi, “Sevgili hemşehrilerim, özellikle Vakıf başkanımıza ve yönetim kurulu üyelerine sonsuz teşekkür ediyorum. Vakfımızın yönetimi değiştikten sonra telefonla görüşerek tebrik etmiştim. Fakat bugünde bizzat Vakfımızı ziyaret ederek hem hayırlı olsun ziyaretinde bulunalım hem de siz değerli hemşehrilerimizle hasbıhal edelim istedik. Vanlıları böyle bir arada görmek bizi gururlandırıyor. Geçtiğimiz günlerde İstanbul’da birçok etkinliklere katıldık. Ve gördük ki Vanlılar İstanbul’da büyük bir güç. Gerçekten de güçlü bir Van sesi duyduk ve mutlu olduk. Hemşehrilerimizin güzel yerler edinmeleri Van adına ve bizim adımıza büyük gurur ve onurdur. Buradaki birlik ve beraberliğimiz Van için gelecekte çok büyük umuttur. İstanbul’da ciddi sayıda iş adamımız ve nüfusumuz var. Geçmişte birçok yerde sinerji yaratamadığımızdan dolayı istediğimiz sonuçları alamadık. Ama inanıyorum ki bundan sonra güçlü Van lobisi ile her yerde söz sahibi olacağız. Bundan sonraki süreçte inşallah sizlerin gayretleriyle İstanbul’ da, gerek bürokraside gerekse iş dünyasında daha iyi yerlerde olacağız. Bu bizim için çok çok önemlidir. Şunu kabul etmek gerekir ki; iş dünyasını da, siyaset dünyasını da yöneten İstanbul’dur. Burada Vanlıların güçlü olması, memleket adına önemli sonuçlar doğuracaktır. Şu anda çok önemli ve çok ciddi bir süreçten geçiyoruz. Hemşehrilerimizin düşünceleri farklı olabilir, ama bu anlamda da hem ülkemizin geleceği hem de Van’ımızın geleceği için doğru adımlar la doğru yerde bulunmamız gerektiği kanaatindeyim. İnşallah bundan sonraki süreçte de Van için doğru şeyler ve doğru kararlar alınır” ifadelerini kullandı.
VALİ İBRAHİM TAŞYAPAN, İSTANBUL’DA YAPILAN VAN VAKFI OLAĞAN GENEL KURULUNA KATILDI
VAN KÜLTÜR EVİ’NDEN DEMOKRASİ GECESİ
Esenyurt Van Kültür Evi’nin düzenlemiş olduğu ‘Van Demokrasi Gecesi’ adlı programa tüm Vanlılar akın etti.
Esenyurt Belediyesi Kültür Merkezinde düzenlenen programa Esenyurt Belediye Başkanı Necmi
Kadıoğlu, AK Parti Van Milletvekili Burhan Kayatürk, Gümrük ve Ticaret Bakan Yardımcısı Fatih Çiftçi,
Van Gevaş Belediye Başkanı Sinan Hakan, Van Tuşba Belediye Başkanı Doç. Dr. Fevzi Özgökçe Van
Kültür Evi yönetimi ve çok sayıda Vanlı vatandaş katıldı.
Sinan Hakan; “Belediye binamız yenilendi”
Vanlı hemşerileriyle Esenyurt ’ta bir araya gelen Gevaş Belediye Başkanı Sinan Hakan; “Gevaş’ımızın
belediye binası hizmet için eksik kalıyordu. Esenyurt Belediye Başkanımız Necmi Kadıoğlu belediye
binamızı yenileyerek vatandaşlarımıza, hemşerilerimize daha iyi hizmet üretmemize imkân sağladı.
Gevaş’ımıza ve Van’ımıza yaptığı hizmetlerden dolayı belediye başkanımız Necmi Kadıoğlu’na
teşekkür ediyorum” dedi.
Necmi Kadıoğlu; “Yeni projeler hazırlıyoruz”
Van Kültür Evi’nin düzenlemiş olduğu ‘Van Demokrasi Gecesi’ adlı programda kürsüye çıkan Esenyurt
Belediye Başkanı Necmi Kadıoğlu, “En çok ziyaret ettiğimiz illerin başında Van geliyor. Van’ımızı
ziyaret etmeye devam edeceğiz. Daha önce Van ilimizin Gevaş ve Tuşba ilçelerine birçok yatırım
yaptık. Yine bu ilçelerimiz için yeni projeler hazırlıyoruz. Bu ilçelerin yanı sıra İpekyolu Belediyesi bizim
yeni kardeş belediyemiz oldu. İnşallah yazın burada bu projelerimizi faaliyete geçireceğiz. Bu
topraklar hepimizin, buralar bizim yerimiz yurdumuzdur. 15 yıldır burada sizlere, diğer derneklere her
gittiğim yerde birlik, beraberlik ve kardeşliği anlatıyorum, çünkü ben Hz. Muhammed’e ümmet olmak
için gayret gösteren bir kardeşinizim. Ne olur tefrikayı aramızdan çıkartalım, yerine kardeşliği koyalım.
Birbirimizi Allah rızası için sevelim, ötekileştirmeyelim. Bu Türk’tür, bu Kürt’tür, bu Laz’dır, bu
Çerkez’dir değil de bu Müslümandır diyelim. Bu güzel vatanda bir ve beraber yaşayalım. Gelecek
nesillerimize bu güzel ülkeyi daha da ileri seviyelere ulaşmış bir Türkiye olarak bırakalım” dedi.
Ferhat Kıyak; “Güzel ve kardeşçe bir Türkiye’de yaşamak için ‘’EVET’’ diyeceğiz”
Van Demokrasi Gecesinde konuşan Van Kültür Evi Başkanı Ferhat Kıyak, “ Van Kültür Evi’ne yaptığı
hizmetlerden dolayı, Vanlı hemşerilerime yaptığı katkılardan dolayı, Van’a yaptığı yatırımlardan dolayı
Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın dava arkadaşı, yol arkadaşı Belediye Başkanımız Necmi
Kadıoğlu’na hepinizin huzurunda teşekkür ediyorum” dedi.
“Allah’ın izniyle son karşılaşmamızdır”
Sözlerine devam eden Kıyak, “Sevgili hemşerilerim sizlerinde bildiğiniz gibi Cumhuriyet tarihinde eşi
benzeri görülmemiş bir halk oylamasıyla karşı karşıya olacağız. Adı referandum olan ama bu bize göre
bir referandum değil üniversite kapılarında bacılarımızın başörtülerini çıkarıp, onları yerlerde
sürükleyenlerle Allah’ın izniyle son karşılaşmamızdır. Bu bir referandum değil 367 krizi çıkaranlarla,
istedikleri zaman parti kapatanlarla, Cumhurbaşkanımızın eşi başörtülü olmaz deyip bu ülkeyi
babalarının çiftliği gibi görenlerle Allah’ın izniyle son karşılaşmamız olacaktır. Bizler Vanlılar olarak
memleketimizin her köşesinde savaşı olmayan, anaları ağlamayan, din, dil, ırk ayrımı yapmadan güzel
ve kardeşçe bir Türkiye’de yaşamak için ‘’EVET’’ diyeceğiz” diyerek sözlerini noktaladı.
Fatih Çiftçi; “Bu ülkenin refahı için uğraşan insanlarız”
Van Kültür Evi’nin düzenlediği gecede konuşma yapan Gümrük ve Ticaret Bakanı Yardımcısı Fatih
Çiftçi, “Van’ın ve Vanlıların bugün burada birliği ve beraberliği çok çok önemli ve anlamlıdır. Vanlıların
Esenyurt ‘ta işbirliği yapmaları, teşkilatlanmaları ve Esenyurt Belediyesi ile birlikte güzel çalışmalar
yapmaları Vanlılar adına, bizler adına bir onurdur. Biz bir milletiz, kimimiz doğuda, kimimiz batı,
kuzeyde ve güneyde yaşar ama hepimiz bu ülkeden refahı için uğraşan insanlarız” dedi.
Van Milletvekili Kayatürk; “ Van Ortadoğu ile Orta Asya’nın buluştuğu noktadır”
AK Parti Van Milletvekili Burhan Kayatürk söz alarak; “İstanbul nasıl Asya ile Avrupa’nın birleştiği
noktaysa Van’da Ortadoğu ile Orta Asya’nın buluştuğu noktadır. Van’dan çıkıp Şırnak’a girdiğinizde
Ortadoğu’ya giriyorsunuz. Van’dan çıkıp ağrıya, Iğdır’a gittiğinizde Orta Asya’ya gidiyorsunuz.
Esenyurt ‘ta da bu işi kıymetiyle bilen bir ekip, bir belediye başkanı var Necmi Kadıoğlu bizleri,
Vanlıları hiçbir noktada yalnız bırakmadı. Van depreminden bugüne kadar en zor anlarımızda hep
Vanlıların yanında oldu” dedi. Konuşmalar ardından Van Kültür Evi yönetimi ve Vanlı protokol heyeti tarafından Başkan Necmi
Kadıoğlu’na teşekkür amaçlı plaket verildi.
İSTANBUL’DAN GÜÇLÜ VAN SESİ DUYUYORUZ
Gümrük ve Ticaret Bakan yardımcısı Fatih Çiftçi Van Vakfını ziyaret etti. Ziyarette konuşan Bakan yardımcısı Çiftçi, İstanbul’da yaşayan Vanlıların birlik ve beraberliğine dikkat çekerek, “ İstanbul’da katıldığım etkinliklerde görüyorum ki, güçlü bir Van lobisi var. Gerçekten de İstanbul’dan çok güçlü bir Van sesi duyuyoruz” ifadelerine yer verdi.
Gümrük ve Ticaret Bakan yardımcısı Fatih Çiftçi Van Kültür ve Dayanışma Vakfını ziyaret ederek yeni seçilen yönetime hayırlı olsun dileklerinde bulundu. Van Vakfı yönetim kurulu üyeleri, dernek başkanları ve iş adamlarının da katıldığı ziyarette karşılıklı fikir alışverişi yapılarak istişarelerde bulunuldu. Van Vakfı Başkanı Nizamettin Ağar yaptığı selamlama konuşmasında Bakan yardımcısı Çiftçi’ye ziyaretlerinden dolayı teşekkür etti. Başkan Ağar, “ Öncelikle sayın bakan yardımcımıza nazik ziyaretlerinden dolayı teşekkür etmek istiyorum. İstedim ki, bugün burada iş adamlarımız ve STK temsilcilerimiz ile de bir araya gelerek sayın bakan yardımcımızla birlikte karşılıklı istişare toplantısı gerçekleştirelim. Bugünlerde Van’ımızın her zamankinden daha çok birlik beraberliğe ihtiyacı var. Tabi burada en büyük sorumluluk STK’larımıza düşüyor. İstanbul’da bulunan tüm dernek ve STK’larla beraber hareket ederek inşallah gücümüze güç katacağız” dedi.
“ VAN VAKFININ YENİ YÖNETİMİNE BAŞARILAR DİLİYORUM”
Gümrük ve Ticaret Bakan yardımcısı Fatih Çiftçi yaptığı konuşmasında metropol şehirlerde yaşayan Vanlıların birlik ve beraberliğine dikkat çekti ve, yeni seçilen Van Vakfı yönetimine hayırlı olsun dileklerini ileterek başarılar diledi. Bakan yardımcısı Çiftçi, “ Sevgili hemşehrilerim, özellikle Vakıf başkanımıza ve yönetim kurulu üyelerine sonsuz teşekkür ediyorum. Vakfımızın yönetimi değiştikten sonra telefonla görüşerek tebrik etmiştim. Fakat bugünde bizzat Vakfımızı ziyaret ederek hem hayırlı olsun ziyaretinde bulunalım hem de siz değerli hemşehrilerimizle hasbıhal edelim istedik. Vanlıları böyle bir arada görmek bizi gururlandırıyor. Geçtiğimiz günlerde İstanbul’da birçok etkinliklere katıldık. Ve gördük ki Vanlılar İstanbul’da büyük bir güç. Gerçekten de güçlü bir Van sesi duyduk ve mutlu olduk. Hemşehrilerimizin güzel yerler edinmeleri Van adına ve bizim adımıza büyük gurur ve onurdur. Buradaki birlik ve beraberliğimiz Van için gelecekte çok büyük umuttur. İstanbul’da ciddi sayıda iş adamımız ve nüfusumuz var. Geçmişte birçok yerde sinerji yaratamadığımızdan dolayı istediğimiz sonuçları alamadık. Ama inanıyorum ki bundan sonra güçlü Van lobisi ile her yerde söz sahibi olacağız. Bundan sonraki süreçte inşallah sizlerin gayretleriyle İstanbul’ da, gerek bürokraside gerekse iş dünyasında daha iyi yerlerde olacağız. Bu bizim için çok çok önemlidir. Şunu kabul etmek gerekir ki; iş dünyasını da, siyaset dünyasını da yöneten İstanbul’dur. Burada Vanlıların güçlü olması, memleket adına önemli sonuçlar doğuracaktır. Şu anda çok önemli ve çok ciddi bir süreçten geçiyoruz. Hemşehrilerimizin düşünceleri farklı olabilir, ama bu anlamda da hem ülkemizin geleceği hem de Van’ımızın geleceği için doğru adımlar la doğru yerde bulunmamız gerektiği kanaatindeyim. İnşallah bundan sonraki süreçte de Van için doğru şeyler ve doğru kararlar alınır” dedi.
– See more at: http://kentgundem.net/haber/istanbuldan-guclu-van-sesi-duyuyoruz/1027/#sthash.lP8A7oWP.dpuf
AYANIS KALESİ
Van’a 35 km. mesafedeki Ayanıs köyünün kuzeybatısında bir tepe üzerine kurulmuştur. Doğu – batı doğrultusunda uzanan tepe 150 m genişliğinde, 400 m uzunluğunda, Van Gölü’nden 250 m yüksekliktedir. Kale 1989’dan itibaren E.Ü. Edebiyat Fakültesi Önasya Arkeolojisi Bölümü’nden Prof. Dr. A. Çilingiroğlu başkanlığında bir ekip tarafından kazılar yürütülmektedir.
Kazılar sonucu elde edilen mimari ve diğer küçük buluntular sayesinde kaleyi tanımlamak mümkün olmuştur. Bulunan çivi yazılı kitabesine göre, kale Argişti’nin oğlu Rusa tarafından M.Ö. 645 – 643 tarihleri arasında yaptırılmıştır.
İki sur duvarıyla çevrelenmiş kalenin güneyinde giriş kapısı bulunmaktadır. Burada sur duvarları andezit taşı ile diğer kısımlarda kalker taşıyla örülmüştür. Üst kesimde payeli salon ve tapınak önemli bir yer tutmaktadır. Kapısı batıya bakan rizalitli tapınak diğerleri ile benzer özellikler taşımaktadır. Güney batı kesiminde ise, bir biri ile bağlantılıyı içerisinde küplerin yer aldığı, çok sayıda depo binası bulunmuştur.
Kale, mimarisi ve küçük buluntuları yanında, Urartu tarihinin son safhalarını aydınlatması açısından önem taşımaktadır. Ortaya çıkarılması Van için büyük bir kazançtır.
Akdamar Kilisesi
Gevaş ilçesinin sınırları dahindeki Aktamar Adası’nda yer almaktadır. Adanının güney doğusuna kurulmuş olan kilise Kutsal Haç adına Vaspurakan Kralı I. Gagik tarafından Keşiş Manuel’e yaptırılmıştır. Kilisenin kuzeydoğusundaki şapel 1296-1336 tarihlerinde; batısındaki jamaton 1763 tarihinde; güneyindeki çan kulesi 18. yüzyıl sonlarında ilave edilmiştir. Kuzeyindeki şapelin ise tarihi bilinmemektedir. Ilk yapıldığında saray kilisesi olan yapı, sonradan manastır kilisesine dönüştürülmüştür.
Kilise, mimarisi yanında dış cephelerindeki figürlü taş plastiği ile dikkat çekmektedir. Plan bakımından merkezi kubbeli, dört yapraklı yonca biçimli haç plana sahiptir. Orta mekan yüksek kasnaklı, içten kubbe, dıştan piramidal külahla örtülüdür. Kubbenin yüksek tutulması kilisedeki dikey etkiyi açıkça ortaya koymaktadır Kiliseye batı ve güneyden birer kapı vasıtasıyla girilmektedir. Kilisenin çevresi daha sonraki dönemlerde ilave edilen yapılarla kuşatılmıştır.
Kilisenin figürlü repertuarı oldukça zengindir. Bunun yanında Incil ve Tevrat’tan alınmış çaşitli sahneler bulunmaktadır. Yunus peygamberin denize atılması, Hz. Meryem ve kucağında Isa, Adem ile Havva’nın Cennet’ten kovulması, Hz. Davut ile Kral Goliat’ın mücadelesi, Samson Filistinli ikilisi, ateste üç Ibrani genci, Aslan ininde Daniel sahneleri bunların başlıcalarıdır. Batı cephede Kral Gagik’i kilise maketini sunarken gösteren bir sahne yer almaktadır. Dört yöndeki alınlıklarda İncil yazarları boydan tavsir edilmiştir. Bunlardan başka cephenin alt ve üst kesimlerinde, asma sarmaşığından oluşan kuşaklar dolanmaktadır. Bu kuşakların içlerinden çeşitli dünyevi sahneler işlenmiştir. Av sahneleri, çeşitli hayvanlar, güreşciler ve sarayla ilgili bir çok sahneye yer verilmiştir. Ayrıca doğu cephenin tam ortasında asma sarmaşığı bördürünün içerisinde Abbasi Halifesi Muktedir başı haleli, bağdaş kurmuş vaziyette bir elinde kadeh, diğer elinde üzüm tutar vaziyette tasvir edilmiştir.
Dini ve dünyevi sahnelerden başka, hayvan figürleri yönünden de bir çeşitlilik göze çapmaktadır. Aralarda serbest biçimde, asma sarmaşıkları içerisinde ve çatıların alt kesimlerinde bu zengin hayvan figürlerini görmek mümkündür.
Kilisenin içerisini de günümüzde büyük ölçüde bozulmuş olan freskler süslemektedir. Bu freskler de genel olarak Hz. Isa ile ilgili konular işlenmiştir.
Düzgün kesme taş malzemeyle inşa edilen yapıda, dış cepheleri süsleyen mimari plastik, kiliseyi etkin bir görünüm kazandırmaktadır. Abbasi yoluyla Orta Asya Türk sanatı etkilerini de üzerinde barındırması önemini attırmaktadır.